»Test Dünyası
 »Oyun Salonu
 »Tatlı Sözlük
 »Biyografiler
 »Şarkı Sözü
 »Günlükler

 

Katil Siyonist İsrail'in Filistin'e uyguladığı soykırım için Filistindeki din kardeşlerimiz için birşeyler yapmak istiyoruz..DUA etmek istiyoruz.

Gülşah: her tarafta bomba sesleri..her tarafta gözyaşı döken anneler..annelerini arayan yaralı minicik suçsuz günahsız çocuklar.. evet bu sahneler yanı başımızda oluyor.yanıbaşımıda bir katliam var bir kıyım var.arkalarına global dünyanın patronunu almış şerefsiz insanlar şu an bu katliamı yapıyor.evet sonunda bu canavarlar gazze de.. yaklaşık bir hafta önce başladı bu katliam..camiler okullar sivillerin evleri ve çocuk hastaneleri..her yerde kan kokusu her yerde bomba sesleri o minicik çocuklar arkadaşlarının kardeşlerinin annelerinin feryadları ile uyandılar..daha ne olduğunu anlayamayacak yaştalar onlar kimisi 4 kimisi 6 yaşında..annelerinin kucağında parkta değilller şu anda yada babaları onları ellerinden tutup kaldıramıyor şu anda..korku dolu gözlerle insanlara bakamıyorlar bile saklanıyorlar herkesten herkes onları korkutuyor şimdi....devamı

Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)


Karma Konular Katagorisinde ve  Genel Kültür Forumunda Bulunan  Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Sivas Katliamı veya Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ...


Geri git   .ılılı. ForumOjen .ılılı. > Karma Konular > Genel Kültür



Uyarılar

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-07-2008, 01:54 PM   #1
Frethax
Guest
 
Frethax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye No:
Mesajlar: n/a
Konuları:
Blog Başlıkları:
Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

Sivas Katliamı veya Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ve dolayısıyla şehirde bulunan 33 Alevi yazar, ozan ve aydının yakılarak katledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir.

Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra Aziz Nesin bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti.

2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydan camilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.

Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşam saatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarak camları kırılan Madımak oteli tutusturalan perdelerler ve alt kattaki bulunan esyalarla birlikte yakildi otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.

Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamını yitirdi. Gene olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.




  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2008, 05:15 PM   #2
Sunshine
 
GuLsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: GuLsah
Nerden: Farkedermi?
İş: ßiLmem Ki...
Takım: Fß(=
 
Üye No: 77
İsim: GuLsah
Nerden: Farkedermi?
Mesajlar: 2.079
Konuları:80
Blog Başlıkları: 2
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

daha önceleri babama baya soru sorduğum bir konuydu tekrar hatırlattığın için sağol furkan

GuLsah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2008, 05:20 PM   #3
Frethax
Guest
 
Frethax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye No:
Mesajlar: n/a
Konuları:
Blog Başlıkları:
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

Ayrıntılı bilgi edinmek isteyen


Can Dündar'ın bu konu ile ilgili belgeselini izlesin ya da gelsin yanıma ben vereyim

  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-07-2008, 03:23 PM   #4
zindanzade
 
zahsenk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: Zeynep Ahsen
Nerden: buralardan..
Takım: FENERBAHÇE !!
 
Üye No: 1478
İsim: Zeynep Ahsen
Nerden: buralardan..
Mesajlar: 1.833
Konuları:113
Blog Başlıkları:
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

aralarında bi hollandalının olması beni çok üzmüştü...

zahsenk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-07-2008, 03:30 PM   #5
...sonbahar...
 
merve_sbl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: merve
Nerden: ssbl
Yaş:16
 
Üye No: 251
İsim: merve
Nerden: ssbl
Mesajlar: 921
Konuları:33
Blog Başlıkları:
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

niçin ?

merve_sbl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-07-2008, 03:52 PM   #6
Frethax
Guest
 
Frethax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye No:
Mesajlar: n/a
Konuları:
Blog Başlıkları:
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

TARİH: 2 Temmuz 1993. Yer: Sivas/Madımak Oteli. Saat 13.30. Madımak Oteli’nin lobisi kalabalık. Lobidekiler, yarım saat sonra Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında Kültür Merkezi’nde başlayacak Arif Sağ’ın konserine gitmek için son hazırlıklarını yapıyor.

Carina Thuijs, aynı odada kaldığı Yasemin ve Asuman Sivri kardeşleri bekliyor. Bu arada lobidekileri izliyor.

Arif Sağ, sazının akordunu yapıyor.

Bir köşede Türk edebiyatının "ulu çınarı" 65 yaşındaki Yazar Asım Bezirci, iki büyük halk ozanı Muhlis Akarsu ve Nesimi Çimen ile muhabbet ediyor.

Bir başka grupta ise şairler bulunuyor: Metin Altıok, Dr. Behçet Aysan, Uğur Kaynar. Ekibin espri kaynağı, karikatürist Asaf Koçak da orada.

Semah ekibi bir köşede hocaları Kamber Çakır ile sohbet edip gülüyorlar. Carina, tek tük bildiği Türkçe sözcüklerle bu neşeli grubu anlamaya çalışıyor.

Herkesin kendisine gülümseyerek bakması çok hoşuna gidiyor. Hollanda’daki çekingenliği üzerinden atmasına, insanlarla rahat diyalog kurmasına kendisi de şaşırıyor.

Oda arkadaşları Yasemin ve Asuman’ın merdivenlerden inişini görüyor; el sallıyor onlara.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ İDİ

Carina, Türkiye’ye 11 gün önce 21 Haziran’da gelmişti.

Leiden Üniversitesi Kültürel Antropoloji Bölümü son sınıf öğrencisiydi. Bitirme tezini, sınıf arkadaşı Maryze Schoneveld ile birlikte hazırlayacaklardı. Tezlerinin konusu: Türk kadınlarının aralarındaki ilişkilerin nasıl yapılandığı; nelerle uğraştıkları ve aile içindeki rolleriydi.

Maryze, Hollanda’da yaşayan Türk kadınlarını; Carina ise Türkiye’deki kadınları araştıracak, sonra karşılaştırma yapacaklardı. Bu konuda kendilerine yardım edecek kişi ise aynı şehirde, Doetinchem’de yaşayan bir Türk, Rahmi Sivri idi.

Rahmi Sivri, Carina’yı Ankara Dikmen’de yaşayan akrabaları Sivri Ailesi’nin yanına gönderdi. Oteldeki Yasemin ve Asuman, bu ailenin kızlarıydı.

Yasemin Sivri, 18 yaşındaydı ve Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde okuyordu.

Asuman Sivri ise 16 yaşındaydı; lise ikinci sınıfta öğrenciydi. İkisi de Pir Sultan Abdal Derneği’nde görevliydi. Yasemin, derneğin kütüphane sorumlusu, Asuman ise semah ekibindendi.

Carina, bir ay konuk olacağı Sivri Ailesi’ni çok sevmişti. Bu arada, Ankara Üniversitesi TÖMER Dil Merkezi’nde bir ay sürecek Türkçe kursuna başlamıştı. Ardından Çorum’un Mollahasan Köyü’nde çalışmalar yapacaktı.

Bir yandan dil kursuna giden Carina, arta kalan zamanlarında Yasemin ve Asuman Sivri ile birlikte Pir Sultan Abdal Derneği’ne gidiyordu. Sivas’taki şenliğe gitmeyi çok istiyordu.

Yasemin ve Asuman, "Sivas’ta su bulamazsın, aç kalırsın, yatacak, kalacak yer bulamazsın" diyorlardı.

Carina, "Siz ne yerseniz ben de onu yerim, siz nerede kalırsanız ben de orada kalırım" diyordu sürekli.

30 Haziran günü otobüs Ankara’dan hareket ettiğinde, yolcular arasında en mutlu kişilerden biriydi Carina...

SAAT 14.00

Carina’nın el salladığını gören Yasemin ve Asuman ona doğru yürüyor. Asuman telaşlı; Carina’ya "Telefon geldi mi" diye soruyor. Hayır. Halbuki ağabeyi Yalçın Sivri saat tam 14.00’te arayacağını söylemişti. Yoksa haber tatsız mıydı; ondan mı aramıyordu? Yasemin kardeşini sakinleştiriyor: "Arar merak etme."

O sırada lobiye Aziz Nesin geliyor.

Herkes hazır; konsere gidilmek üzere otelin kapısına yöneliyorlar.

Dışarıdan slogan sesleri gelmeye başlıyor: "Müslüman Türkiye"... "Kahrolsun Laikler"...

Ne oluyordu?

Öğreniyorlar:

Cuma namazından çıkan 500 kişilik grup, taşlar ve sopalarla konserin yapılacağı Kültür Merkezi’ne saldırmaya başlamıştı.

Konseri izlemek için gelenler karşılık verince, çatışma çıkmış; polis grupları zor dağıtmıştı. Ancak, konsere gelenler dağıtılırken, saldırganların hedefinde Madımak Oteli vardı.

Oteldekiler dışarı çıkmıyor. Ortalığın sakinleşmesini bekliyor.

Konserin iptal edilmesi canlarını sıkıyor. Basın bildirisi hazırlayarak yasaklamayı kınamak istiyorlar. O sırada polis, otelin önünü kuşatmaya alıyor. Azgın kalabalık otelin önüne kadar geliyor.

SAAT 15.30

Carina ilk kez tedirgin oluyor. Çünkü sürekli gülen insanların yüzü ilk kez asılmaya başlıyor. Salonda gerginlik var.

Sorduğunda, "Türkiye’de olur böyle şeyler, aldırma" diyor arkadaşları. "Birazdan biter."

Biteceğe pek benzemiyor. Saldırganlar otele girmeye çalışıyor. Yönetmen Erdal Ayrancı, Ozan Hasret Gültekin, Şehir Planlamacısı Muammer Çiçek, üniversite öğrencileri Serkan Doğan, Murat Gündüz, Ahmet Özyurt otelin giriş kapısına masa ve sandalyelerden barikat kurmaya başlıyor.

"Yaşlılar, çocuklar yukarıya çıksın!" deniliyor.

Carina, Yasemin ve Asuman’la birlikte odasına çıkıyor. O sırada otele ilk taş atılıyor. Arkasından yüzlercesi mermi gibi yağıyor. Odadan kaçıyorlar. Otelin tüm camları birkaç saniye içinde kırılıyor. Carina herkes gibi koridorda taşların durmasını bekliyor, sessizce.

SAAT 16.30

400 yıl önce Pir Sultan’ı taşlayanlar, o gün dirilmişti sanki...

Kalabalığa katılımlar artıyor. Bağırıyorlar: "Kanımız aksa da zafer İslam’ın..."

Arif Sağ sürekli telefonla Ankara’yı arıyor; yetkilileri haberdar ediyor. Yanıt hep aynı: Korkmayın, askerler geliyor!

Bir avuç polis, kalabalığı otele sokmamak için var gücüyle çabalıyor.

Otelde bulunanlar çaresiz.

Barikatların arkasında bekleyenler, saldırırlarsa ne yapacaklarını konuşuyor. Herkesin elinde fırça sapı, süpürge sapı, sandalye ayağı var. Kimsenin aklından yangın geçmiyor...

SAAT 17.30

Carina, ekipteki kızlarla birlikte koridorda oturmayı sürdürüyor.

16 yaşındaki lise öğrencisi Özlem ve 17 yaşındaki üniversite öğrencisi Nurcan Şahin kardeşlerle sohbet ediyor.

Aynı anda Özlem, çantasından çıkardığı rengárenk iplerle üniversite öğrencisi 19 yaşındaki arkadaşı Handan Metin’in saçını örmeye başlıyor.

12 yaşındaki Koray Kaya, başını ablası 17 yaşındaki Menekşe Kaya’nın dizine koymuş, hiç sesini çıkarmadan yatıyor. O sırada yanlarına karikatürist Asaf Koçak geliyor; mızıka çalıyor.

SAAT 18.30

Kalabalık yedi saattir otelinde önünde. Gitmiyorlar. Bir anlık öfke olamaz bu. Kime, neden bu kin?

Kültür Merkezi önündeki Ozanlar Anıtı yıkılarak otel önüne getiriliyor; parçalara ayrılıp otele fırlatılıyor.

Mustafa Kemal’in "Cumhuriyeti biz burada kurduk" dediği kongre binasının önündeki büstü tahrip ediliyor.

SAAT 19.30

Kalabalık, içeridekilerin kellesini istiyor! Eşit olmayan bir savaş bu. Otelin lobisindeki telefon susmuyor. Olayların çıktığını öğrenen bazı aileler çocuklarını merak ediyor, çırpınıyor yavruları için.

Yalçın Sivri, saatlerdir aradığı otelin telefonunu nihayet düşürebiliyor. Kız kardeşi Asuman’la konuşmak istediğini söylüyor. Asuman’ın telefona gelmesi zor. "Biz aradığınızı söyleriz" diyor oteldekiler. Ağabey Yalçın, "Söyleyin kardeşime karnesini aldım; takdir almış" diyor.

Asuman’ın bütün gün beklediği haber nihayet gelmişti işte; sınıfını takdirle geçmişti.

Sevinçli haberi aldı mı, bilinmiyor.

Çünkü...

Saat tam 19.50’de otelin elektrikleri kesiliyor...

Sonra... Duman kokusu...

Ardından... Kavurucu bir sıcaklık...

Ve alevler...

Gençlerin, çocukların çığlıkları yeri göğü inletiyor. Karanlığın içinde herkes bir yana savruluyor.

Carina, terasa ulaşmak isteyen semah grubunun arasında. Ulaşamıyorlar.

Carina ile birlikte o koridorda oturan semah grubunun gencecik kızları; Yasemin, Asuman, Belkıs, Handan, Gülsüm, Gülender, Huriye, İnci, Menekşe, Nurcan, Özlem, Sehergül, Serpil, Yeşim... Hiçbiri kurtulamıyor.

Eminim; Carina ve o dünyalar güzeli kızlarımız, ozanlarımız, yazarlarımız, aydınlarımız bizi çoktan affettiler.

Peki, biz kendimizi affedebilecek miyiz?

Okuma yazmayı unutan yazar!

Madımak Oteli’nin 109 ve 110 numaralı odaların pencerelerinden karşı binaya geçiş vardı. Buradan kaçan 31 kişi kurtuldu. Kendini eşiyle birlikte otelin boşluğuna atan Yazar Lütfiye Aydın’ın trajik hikáyesi bugün hálá sürüyor...

ALEVLER giderek yükseliyor.

Herkes çığlık çığlığa can derdinde.

Lütfiye Aydın yangından kurtulmak için, eşi Avukat Cafer Can Aydın’la birlikte kendini otelin apartman boşluğuna bırakıyor.

Dumandan göz gözü görmüyor. Bağırıyorlar. Bağırıyorlar.

Güçleri bitiyor. Dumandan zehirlenip bayılıyorlar...

İtfaiye araçları otele ulaşmak istiyor. Göstericiler, araçların tekerleklerinin önüne yatarak engellemek istiyor.

Polis havaya ateş açıyor.

Yangın söndürme çalışmaları nihayet başlayabiliyor.

İtfaiye yangını söndürürken, otel boşluğunun üzerindeki camlar patlıyor; kızgın camlar, yerde baygın yatan Lütfiye Aydın’ın üzerine yağmur gibi yağıyor...

Gece 01.00. Yangın tamamen söndürülüyor.

Otelden 35 ölü çıkarılıyor.

Duvar dibinde olduğu için camların pek değmediği Cafer Can Aydın kendine gelir gibi oluyor. Güçlükle dışarı çıkıyor. Bir polis onu görüyor, şaşırıyor, "Başka yaşayanlar var mı" diyor.

Eşi Lütfiye Aydın’ın adını söylüyor, bayılıyor.

Otel hálá tütüyor.

Ve otelden en son Lütfiye Aydın çıkarılıyor...

LÜTFİYE AYDIN MORGDA

Polis, Lütfiye Aydın’ın öldüğünü düşünüyor. Bir kamyonetin arkasına koyup hastane morguna kaldırıyor.

Cafer Can eşinin öldüğüne inanamıyor. Sabaha karşı morga gidiyor güç bela.

Doktordan rica ediyor; son kez bakması için. Doktor "Sivri bir şey var mı" diye soruyor. Kalemini veriyor. Kalem Lütfiye Aydın’ın ayağına batırılıyor. Tepki veriyor; yaşıyor...

Aradan birkaç saniye geçiyor, Lütfiye Aydın sayıklıyor: "Ce... ce"

Eşi tamamlıyor: "Ceren... Ceren..."

Ceren kızlarının adı.

Cafer Can hem kızının adını "Ceren, Ceren" diye tekrarlıyor, hem de haykıra haykıra ağlıyor.

Lütfiye Aydın kurtulmuştu. Ama bu kurtuluş hiç de kolay olmayacaktı...

GATA YANIK MERKEZİ

Lütfiye Aydın’ın vücudu ağır derecede yanıktı.

Önce Sivas’ta tedavi görüyor; daha sonra Ankara’da GATA Yanık Merkezi’nde.

Olaydan üç gün sonra 5 Temmuz günü gözünü GATA Yanık Merkezi’nde açıyor.

Ne güzel tesadüf; 5 Temmuz kızları Ceren’in doğum günüydü; 17’yi dolduruyordu.

O gün, 35 gün sürecek zorlu tedavi sürecine başlıyor doktorlar. Ölü derileri tek tek soyuluyor. Yatağı bir küvet oluyor.

Konuşmakta zorlanıyor. En yakınlarını dahi tanıyamıyor.

Cumhuriyet Pazar Bulmacası çözme alışkanlığı vardı. Hastanedeyken sürekli "Bana bulmacamı getirin" diyor. Nedense bir türlü getirilmiyor bulmaca. Sonunda bir gün getiriyorlar. Dünyalar onun oluyor. Kalemi eline alıyor ve öylece kalakalıyor. O da ne; harfler birbirine giriyor. Zorluyor zorluyor olmuyor. Okuyamıyor.

Gazeteyi neden getirmediklerini anlıyor...

ODADAN ÇIKMIYOR

Aylar sonra hastaneden taburcu oluyor.

Evine gelir gelmez, odasının perdelerini kapattırıyor. Günlerce çıkmadan o karanlık odada tek başına yaşıyor.

Eşi ve kızının büyük çabasıyla, günlerce verdikleri mücadele sonunda hayata dönüyor.

Edebiyat öğretmeni, Yazar Lütfiye Aydın, okuma yazmayı yeniden öğreniyor.

Zamanla, odasından, evinden çıkmaya başlıyor. Sokakta, haline bakıp soranlara, "Trafik kazası geçirdim" diyor. Yalan söylemiyor aslında; çünkü öyle biliyor. Ne Sivas’ı, ne Madımak Oteli’ni, ne de yangını hatırlıyor.

Bir gün odasından katıla katıla ağlama sesi geliyor.

Anımsıyor, tüm olup biteni...

Hemen bir daktilo istiyor; yazmak istiyor. Yazarsa belki arkadaşlarını, gencecik çocukları geri getireceğini düşünüyor. Oturup yazmaya başlıyor. Sekiz saat sürüyor yazması; yarım sayfa ancak yazabiliyor.

Pes etmiyor. Yazmayı bırakmıyor.

Lütfiye Aydın, bugün zor yazıyor ve güçlükle konuşuyor

Onun için Madımak yangını hálá sürüyor.

Ya sizin için...



Soner YALÇIN

  Alıntı ile Cevapla
Alt 04-07-2008, 03:54 PM   #7
Frethax
Guest
 
Frethax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye No:
Mesajlar: n/a
Konuları:
Blog Başlıkları:
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

Okuyun pişman olmazsınız
Umarım emre ile ilgili topiclere biri mesaj yazmaz ve bu topic üstte kalır ve daha çok kişi bu konulardan yararlanır
Marifet üzülecek şey bulmak değil üzüldüğünü paylaşıp acıyı azaltmaktır

  Alıntı ile Cevapla
Alt 04-07-2008, 04:14 PM   #8
Sunshine
 
GuLsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: GuLsah
Nerden: Farkedermi?
İş: ßiLmem Ki...
Takım: Fß(=
 
Üye No: 77
İsim: GuLsah
Nerden: Farkedermi?
Mesajlar: 2.079
Konuları:80
Blog Başlıkları: 2
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

tarihimizdeki en büyük üzüntü veren ve üstünden seneler geçse dahi hiç bir zaman unutlmaması gereken insanlara bazı değerleri hatırlatması gereken ve en büyük kayıpların verildiği bir olay en değerli hazinelerimizi kaybettik belkide..

GuLsah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-07-2008, 07:57 PM   #9
zindanzade
 
zahsenk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: Zeynep Ahsen
Nerden: buralardan..
Takım: FENERBAHÇE !!
 
Üye No: 1478
İsim: Zeynep Ahsen
Nerden: buralardan..
Mesajlar: 1.833
Konuları:113
Blog Başlıkları:
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

Alıntı:
merve_sbl Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
niçin ?
millet yaramızın iltihabıyla, yaradan haberi dahi olmayanları yaktığımz için...


Konu zahsenk tarafından (04-07-2008 Saat 10:11 PM ) değiştirilmiştir.
zahsenk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-07-2008, 09:55 PM   #10
Tecrübeli Üye
 
!!HLL!! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: <<<Hilal>>>
Nerden: :::::tBaL:::::
Yaş:15
İş: öğranci:P
Takım: GaLaTaSaRaY
Hobisi: müzikkkk
Fobisi: yükseklik
 
Üye No: 4800
İsim: <<<Hilal>>>
Nerden: :::::tBaL:::::
Mesajlar: 506
Konuları:30
Blog Başlıkları:
Cvp: Sivas Olayı (Madımak Oteli Faciası)

insanlar insanlık özelliklerini nasıl da kaybadiyorlar! umuyorum kısa bir zaman sonra o otel ve kebapçı da müze olur.yemek yiyenlerin boğazından nasıl geçiyosa!!

!!HLL!! isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:16 AM.


Forumumuz vBulletin® 3.8.0 Release Candidate 2 Versiyonuyla Tasarlanmıştır.
Yazılım Hakkı Jelsoft Enterprises'a aittir.2000 - 2009.
ForumOjen.Com 2 Şubat 2007 Tarihinde Açılmıştır.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
ForumOjen.Com Bir Bilgi Paylaşım ve Eğlence Platformudur

- Üye Deyişleri -
     
Page generated in 0,50044 seconds with 17 queries