__NAMAZIN FAZİLETİ__ Sabah Namazı; ''Ölüm Sekaratı sıkıntısının ilacıdır Vakit seher;
Rabbin seni sahipsiz bırakmadı.
Rabbin seni yokluk gecesinden varlığın ufkuna eriştirdi.
Taze bir bahar gibi gün yüzüne çıkardı bedenini.
Ete kemiğe bürüdü ruhunu.
Gülden tebessümler giydirdi yüzüne.
Şimdi seher vakti.
Göz kapaklarının ardından kaç.
Gafletin gecesinden uyan.
Aç gözlerini sehere.Aç kalbini Rabbine.Uyan.Uyan,yan ve an seni hiç unutmayan Rabbini.
Güneş ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel.
Herkes unutsa bile seni unutmayan Rabbini herkesin O'nu unuttuğu anda ananlardan ol.
Haydi kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin(s.a.v)
Şimdi sabah namazı vakti... Öğle Namazı; ''Kabrin karanlığının sıkıntısının ilacıdır'' Vakit öğle;
O kadar gürültü var ki ortalıkta.
Kalbinin sesini duyamıyorsun bile.
Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin.
Telaşların arasından sıyrıl, ruhuna yer ayır.
Ebedi sükunete hazırla kendini. Kalbini sonsuzluğa bitiştir.
Alnını secdeye değdir.
Şimdi öğle namazı vakti...
İkindi Namazı; ''Sorgu meleklerinin sıkıntısının ilacıdır'' Vakit ikindi;
Gün ihtiyarladı.Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne.
Zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi.
Ayrılığı söylüyor hece hece.Hüzün renkli bulutlar sardı göğü.
Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale doğru akıyor ışıklar.
Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun.Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor.Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlıyorsun. Bundan sonra vaadi yok sana zamanın.Yokuş aşağı akıyor kalbin.
Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları.
Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşı.
Zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde.Gün daha kısa geliyor artık.
''Yemin olsun ki ikindi vaktine.Hüsrandadır insan.''
Şimdi anlıyorsun.Çünkü, yokuş aşağı akıyorsun.
Dalından kopuyorsun.Hoyrat bir rüzgâr artık zaman.
Geriye kalan ancak iman.
Secdeye koy alnını. Eğil Zamanın Sahibinin önünde.
O'na konuş, dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece hece.
Şimdi ikindi namazı vakti... Akşam Namazı; ''Amel defterinin dağıtıldığı andaki sıkıntının ilacıdır'' Vakit akşam.
Gün ölmek üzere.Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden.
Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın.Kara kefenini giyiniyor gün.
Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor.
Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün.Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek.Senin de kıyametin kopacak.
Şimdi akşam.
Ölmeden önce bil öleceğini ki, yaşatıldığını farkedesin.
Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın.
Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak.
Hatırını yalnız O bilecek. Sen de O’nu an şimdi.
Şimdi akşam namazı vakti… Yatsı Namazı; ''Sırat Köprüsü’ndeki sıkıntının ilacıdır'' Vakit Yatsı.
Gün çoktan öldü.Güneş ışıklarını topladı.Gece hükmediyor aleme. Güneşin saltanatı bitti.Işıklar tükendi ufuklarda.
Renkler ellerini çekti eşyadan.
Gül soldu, gün soldu.Göğe yöneldi gözler.
Hatırla ki,Sen de unutuşun kara gecesine yuvarlanacaksın.
Bir adın kalacak geriye.Bir mezar taşın hatırlayacak belki Seni.
Belki o da unutacak.
Şimdi Gece.
Sabaha çok var.Işık uzaklarda.
Yokluğun gecesinde,adın bile unutulmuşken,kimden meded umarsın sor kendine?
Kim Sana hayat vermişse,kurumuş kemikleri toplayıp dirilten de O elbette.
Söyle kendine.
Söyle kendine ki, çoklarının Seni unuttuğu bu gece,Sen de herkesin unut,O'nu hatırla.
Söyle kendine ki,çoklarının ışıklara kanıp sahte renklerin kuyularına daldığı bu gece,Rabbini an,Rabbine kan,Rabbine uyan.
Şimdi yatsı zamanı vakti...