Bilelim Öğrenelim Katagorisinde ve Kim Kimdir? Forumunda Bulunan Cahit Sıtkı Tarancı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Cahit Sıtkı Tarancı, (d. 4 Ekim 1910, Diyarbakır – ö. 13 Ekim 1956, Viyana). Asıl adı Hüseyin Cahit olan şair. ...
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Üye Listesi | Albümler | Etiketler | Arama | Bugünki Mesajlar |
| Uyarılar |
| | #1 (permalink) |
| ceHeNNeM yoLcuSu ![]() | Cahit Sıtkı Tarancı
Cahit Sıtkı Tarancı, (d. 4 Ekim 1910, Diyarbakır – ö. 13 Ekim 1956, Viyana). Asıl adı Hüseyin Cahit olan şair. 'Otuz Beş Yaş' şiiriyle özdeşleşen Cahit Sıtkı Tarancı 13 Ekim 1956'da aramızdan ayrılmıştı. Şairin acısı yalnızlık... Cahit Sıtkı Tarancı şiirinde bireysellikteki evrenselliği yakalayabilmiş olmasıyla, şiiri yararcı mecrasına çekmeden, devinim, ses, biçim birlikteliğiyle yoğurarak kitlelere ulaştırmayı başarabildi. Bu politize olmamış dünyasal bir şiirdi. Cahit Sıtkı Tarancı, zaman, Türkçe, şiir, ölüm dolayımından ilerleyerek, üzerinde "divan şairi kokusuyla hece ve garip akımı ekseninde seyreder. O, "Türkçe ağzımda anamın sütü gibidir. Suda sabun gibi eriyor zaman. Ölüm bir at olmuş, kişner kapımda" ve "Şiir sözcüktür" dedi. Fakat, sözcük nedir? Gene kendi deyişiyle "Dost, kadeh, sevgili, özlem, düş, anlam gölgesi, arada rengi olan, insanoğlundan haber veren bir derinliktir" . Asıl önemlisi, doğayı, tüm yaşamı emerek usa indirir, gönle düşürür. Hele de söz, sanatlarla şerbetlendirilirse, dünyanın en varsıl açılımını ortaya çıkartarak cevher olur, yüreğe akar gider. İlkokulu Diyarbakır'da bitirdikten sonra, Galatasaray Lisesi'nde okumaya başlaması, çok bilgili, görgülü, irfan sahibi laik öğretmenler elinde yetişmesi bir şanstır. Fransızcayı öğrendiğinden Baudelaire, Rimbaud, Mallarmê 'yi tanıdı, çözümledi. Mülkiye öğrenimini Türkiye ve Paris'te yaptı. 1946'da CHP Şiir Ödülü'nde birincilik aldı. Dağlarca ve A. İlhan , ilk üçe giren diğer şairlerdi. İçe dönük bir Şair [değiştir]Masmavi gölgeler bile ses vermiyordu çığlığına. Kendini Haşim gibi çirkin bulması, kız arkadaş edinememesi, yalnızlığını katlıyordu. Kırılgan, ürpertili ve tedirgin oluşu, doğal ki, şiirini derinleştiriyordu. Bu yöne, tarih açısından bakıldığında, yaratı ve donatmak sanatının, yansıtma yoluyla yaşamın boşluklarını giderme konusunda, sanatın özüyle işlevine ters düşmeyen, birbirini tümleyen bir dolayım oluşturmak istediği görülebilir. Fakat, Tarancı şiirlerinde, olanı, sorularıyla tırtıklarken, olabilir olan şeyi pek de görüp söylememiştir. Çağa özgü az güvenilirliği, bozulmayı içerikle beslerken, doğuş koşullarını, temel kavramlar üzerinden sanat gerçeğinin yansısıyla duymuş olması gerekirken; aynalarda kendini daha çok görmek istememesi uğruna, bu korkuyla olsa gerek, öznelliğin iç dünyasından gene bu ikircikliğiyle vazgeçmektedir. Tarancı, esrarlı yollara kolayca sapmaz gözükse de, sürekli içe gider. Şiir içte gezdirilen bir aynadır da ona göre. Ölümünün Siinek korkusun Turgut Uyar'a bakarsak, o hiçbir şeye, hiçbir şey katmamış, salt olanı vermiş, gelip geçmiş bir yaşamdır diyor. ..........lar okur bunu bil.istanbulun fethi 1463 2 kere 2 = 5 geri zekalılar dinler Yaşam zaman zaman insanla dalga geçer. Buysa kişiyi çok üzer. Bir yanı düşten güzel bu yaşamın, bir yanı da biçim ve içerik yetingenliği ve yetkinliğinin kanıtıdır. Sürer gider. Gizli, açık, kapalı havasının insanlarını yansıttı. Şiirinde bireysellikteki evrenselliği yakalayabilmiş olmasıyla, şiiri yararcı mecrasına çekmeden, devinim, ses, biçim birlikteliğiyle yoğurarak kitlelere ulaştırmayı başarabildi. Bu politize olmamış dünyasal bir şiirdi. Söyleminde stepe denk gelen, sarkan yanları var mıydı, ölüm korkusunun? Gün Eksilmesin Penceremden Ne doğan güne hükmüm geçer, Ne halden anlayan bulunur; Ah aklımdan ölümüm geçer; Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur. Ve gönül Tanrısına der ki: Pervam yok verdiğin elemden Her mihnet kabulüm, yeter ki Gün eksilmesin penceremden! ALINTIDIR. |
| | Mesaj içeriğini kopyalayabilmek için üye
olmalısınız Ücretsiz
üyelik |
| amcatombul Üyemize Konusu İçin Teşekkür Edenler | yasemin!! (30-06-2008) |
| | #2 (permalink) |
| daY-dRéaméR..! ![]() | Cevap: Cahit Sıtkı Tarancı
paylaşım için tşekkürler |
| | Mesaj içeriğini kopyalayabilmek için üye
olmalısınız Ücretsiz
üyelik |
| | #3 (permalink) |
| Amatör Üye ![]() | Cvp: Cahit Sıtkı Tarancı
cahit sıtkı tarancının 35 yaş ve desem ki şiirlerini çok severim. |
| | Mesaj içeriğini kopyalayabilmek için üye
olmalısınız Ücretsiz
üyelik |
| | #4 (permalink) |
| Tecrübeli Üye ![]() | Cvp: Cahit Sıtkı Tarancı
çok güzel şiirleri var ya..paylaşım için teşekkürler... |
| | Mesaj içeriğini kopyalayabilmek için üye
olmalısınız Ücretsiz
üyelik |
| | #5 (permalink) |
| saçlı garının gızı ![]() | Cvp: Cahit Sıtkı Tarancı
şiirleri kim sevmiyor ki ama bana ilginç gelen adamın 35 yaş şiirini yazıp ömrün ortasında olduğunu düşünüp de 46 yaşında ölmesi... (takdiri ilahi ) |
| | Mesaj içeriğini kopyalayabilmek için üye
olmalısınız Ücretsiz
üyelik |
| | #6 (permalink) |
| Teorim,Teorin,Teorimiz her neyse sen unutma!.. ![]() ![]() Blog Başlıkları: 7 | Cvp: Cahit Sıtkı Tarancı
bazıları ona şöyle der adamın biri vardı kadere inanmıyordu 35 yaş diye bir şiir yazdı daha sonra o adam 36 yaşında öldü adam yazarı tanımıyor öldüğü tarihi bilmiyor ama cok güzel ahkam kesiyor Orhan hoca şey derdi bazı şiirler şairlerin önüne geçmiştir bence 35 yaş şiiri cahit sıtkı tarancının önünde bir şiirdir |
| | Mesaj içeriğini kopyalayabilmek için üye
olmalısınız Ücretsiz
üyelik |
| | #7 (permalink) |
| ...batdünyabat! ![]() | Cvp: Cahit Sıtkı Tarancı
otuz beş yaş, abbas, gün eksilmesin penceremden, aşk ve diğerleri... aşkı ve ölümü bu kadar güzel anlatabilir ancak... |
| | Mesaj içeriğini kopyalayabilmek için üye
olmalısınız Ücretsiz
üyelik |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Bilelim Öğrenelim Katagorisinde ve Kim Kimdir? Forumunda Bulunan Cahit Sıtkı Tarancı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Cahit Sıtkı Tarancı, (d. 4 Ekim 1910, Diyarbakır – ö. 13 Ekim 1956, Viyana). Asıl adı Hüseyin Cahit olan şair. ...
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |