»Test Dünyası
 »Oyun Salonu
 »Tatlı Sözlük
 »Biyografiler
 »Şarkı Sözü
 »Günlükler

 

Katil Siyonist İsrail'in Filistin'e uyguladığı soykırım için Filistindeki din kardeşlerimiz için birşeyler yapmak istiyoruz..DUA etmek istiyoruz.

Gülşah: her tarafta bomba sesleri..her tarafta gözyaşı döken anneler..annelerini arayan yaralı minicik suçsuz günahsız çocuklar.. evet bu sahneler yanı başımızda oluyor.yanıbaşımıda bir katliam var bir kıyım var.arkalarına global dünyanın patronunu almış şerefsiz insanlar şu an bu katliamı yapıyor.evet sonunda bu canavarlar gazze de.. yaklaşık bir hafta önce başladı bu katliam..camiler okullar sivillerin evleri ve çocuk hastaneleri..her yerde kan kokusu her yerde bomba sesleri o minicik çocuklar arkadaşlarının kardeşlerinin annelerinin feryadları ile uyandılar..daha ne olduğunu anlayamayacak yaştalar onlar kimisi 4 kimisi 6 yaşında..annelerinin kucağında parkta değilller şu anda yada babaları onları ellerinden tutup kaldıramıyor şu anda..korku dolu gözlerle insanlara bakamıyorlar bile saklanıyorlar herkesten herkes onları korkutuyor şimdi....devamı

GüzeL ŞeyLer...


Karma Konular Katagorisinde ve  Oksijen (O2 ) Cafe Forumunda Bulunan  GüzeL ŞeyLer... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ACELE KARAR VERMEYİN Çin düşünürü Lao Tzu'nun öyküsü........ Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu ...


Geri git   .ılılı. ForumOjen .ılılı. > Karma Konular > Oksijen (O2 ) Cafe



Uyarılar

Tags: ,

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-01-2008, 11:57 PM   #1
Amatör Üye
 
รє๓คzєภ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nerden: Samsun 11 Fen/B
Yaş:17
İş: valla öss ye hazırlık fln takılıoz:))
Takım: GaLATaSarAy
Hobisi: Bilgisayar ve ps2 oyunları hobimdir:)
 
Üye No: 1839
Nerden: Samsun 11 Fen/B
Mesajlar: 37
Konuları:3
Blog Başlıkları:
GüzeL ŞeyLer...

ACELE KARAR VERMEYİN

Çin düşünürü Lao Tzu'nun öyküsü........ Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez." Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler. "Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.." "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler... Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. "Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş. "O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez." Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..." "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor." Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış: "Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz." Lao Tzu

VEKİL VE ASLI

ÜZERINDEKI kiyafet ve davranislarindan köyden geldigi belli olan bir adam, son dakikada yetistigi trene binmis. Bindigi vagon dolu oldugu için oturacak yer bulamamis. Diger vagonlari da tek tek dolasmis, hepsi dolu... Tam umudunu kestigi anda vagonlardan birinin bos oldugunu görmüs ve ''milletvekillerine aittir'' yazisini da farketmeden, girip oturmus. Biraz sonra, biri gelmis ve adama çikismis;
- Ne isin var burada, çabuk kalk!.. Burasi, benim yerim!..
- Nereden senin oluyormus, para verip biletimi aldim. Burasi da bostu, niye kalkayim?
- Bak arkadas, su levhaya dikkat etsene burada ''milletvekillerine aittir'' diye yaziyor. Ben milletvekiliyim, sen kimsin?
- Hadi oradan be... Sen milletin vekili isen ben de asliyim. Milletin asli varken, vekilin ne isi var!.. "Asıl olan değerini anladığında, vekil vekilliğini bilmek zorunda kalır."

RUHUMUZU BEKLEYELİM

İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yeli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar. Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyuluyorlar, sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar. Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor, "hiç anlayamadım, niye yolun ortasında oturup saatlerce yok yere bekledik? " Yaşlı rehberin cevabı o kadar güzel ki; "Çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik..." Niye içimiz de hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığımızı, niye mutlu olmayı beceremediğimizi, niye kendimiz olmayı başaramadığımızı ve "niye" ile başlayan daha bir dolu sorunun cevabını açıkça veriyor. Inkalar'ın yaşlı torunu. Çünkü kimilerimiz bu aptal hayat içinde o kadar hızla yol alıyoruz ki, ruhumuz çok arkada kalıyor, hatta onu nerelerde unuttuğumuzu bile hatırlayamıyoruz. ... Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor. Sanıyoruz ki çok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz ,spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız. Evet kimi zaman bunlara sahip oluyoruz ama ruhumuz yanımızda olmadan�

ÖPÜCÜK

Çoğu zaman pek çok şeyi çocuklardan öğreniriz. Bir süre önce, bir arkadaşım, 3 yaşındaki kızını, bir rulo altın renkli kaplama kağıdını ziyan ettiği için cezalandırmıştı. Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, ağacın altına koyacağı bir kutuyu süslemeye harcaması onu çok sinirlendirmişti. Buna rağmen, küçük kız, ertesi sabah hediyeyi babasına getirdi ve " Bu senin için babacığım" dedi. Arkadaşım, gösterdiği tepki icin kendini suçlu hissetti, ama kutunun boş olduğunu görünce için için sinirlenmekten de kendini alamadı. Kızına bağırdı: " Birine bir hediye verdiğin zaman içinin dolu olması gerektiğini bilmiyor musun? " Küçük kız babasına yaşlı gözlerle baktı ve söyle dedi: " Ama babacığım, kutu boş değil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemistim. Hepsi senin icin babacığım.” Babanın içi paramparça olmuştu. Kızını kucakladı ve onu affetmesi için yalvardı. Arkadaşım bu altın renkli kutuyu yatağının baş ucunda yıllarca sakladığını anlattı bana. Ne zaman cesaretini kaybetse, kutunun içinden hayali bir öpücük çıkarıyor ve onu oraya koyan çocuğunun sevgisini hatırlıyordu. Gerçek anlamda bakmak gerekirse, herbirimiz arkadaşlarımız ve ailelerimiz tarafından bize sunulan karşılıksız sevgi ve öpücüklerle dolu altın renkli kutulara sahibiz. Dünyada sahip olabileceğimiz daha değerli bir şey olamaz.

AŞK VE DUYGULAR

Bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş.Bunun üzerine hepsi, adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş, çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. (*) Ada neredeyse batacağı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş. Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş. Zenginlik, "Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş. Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardim istemiş. "Kibir, lütfen bana yardim et!" Kibir "Sana yardım edemem, Aşk, sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardim istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." Mutluluk da Aşk�ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk�ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."Bu Aşk�tan daha yaslıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşka yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgiye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" "O, Zamandı" diye cevap vermiş Bilgi."Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş: "Çünkü sadece Zaman Aşkın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir..."

รє๓คzєภ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-01-2008, 01:43 AM   #2
- Yardımcı Admin  -
 
The JusT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: Fatih
Nerden: Ev...
Yaş:15
İş: Öğrenci...
Takım: Trabzonspor :)
Hobisi: Futbol, Masatenisi :)
Fobisi: Karanlık :)
 
Üye No: 132
İsim: Fatih
Nerden: Ev...
Mesajlar: 4.354
Konuları:392
Blog Başlıkları:
güzel paylaşım saool..

The JusT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-01-2008, 12:00 PM   #3
Çalışkan Üye
 
cNsGs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: CaNsU
Yaş:15
İş: öğrenci
Takım: GALATASARY
Hobisi: voleybol,masa tenisi,futbol:p
Fobisi: fb li ölmek:D:D
 
Üye No: 507
İsim: CaNsU
Mesajlar: 1.086
Konuları:46
Blog Başlıkları:
güseldir de okuyamam acıkcası bi özet yapsan süper olur

cNsGs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-01-2008, 12:59 PM   #4
Sonsuza..
 
asilturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: Asil
Nerden: SSBL
Yaş:15
İş: Eğitim öğretim...
Takım: Trabzonspor
Hobisi: Yabancı dil..
Fobisi: Başta Arı olmak üzere sokan tüm hayvanlar...
 
Üye No: 503
İsim: Asil
Nerden: SSBL
Mesajlar: 2.262
Konuları:161
Blog Başlıkları: 5
güzelmiş. saol...

asilturk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-01-2008, 03:23 PM   #5
Bağımlı Üye
 
boern_girl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: merve
Nerden: SAMSUN & TBAL
Yaş:15
İş: !!!!_öğrenci_!!!!
Takım: ***FENERBAHÇE***
 
Üye No: 1758
İsim: merve
Nerden: SAMSUN & TBAL
Mesajlar: 810
Konuları:18
Blog Başlıkları:
ellerine sağlıq gslmiş..

boern_girl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-01-2008, 09:55 PM   #6
Amatör Üye
 
รє๓คzєภ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nerden: Samsun 11 Fen/B
Yaş:17
İş: valla öss ye hazırlık fln takılıoz:))
Takım: GaLATaSarAy
Hobisi: Bilgisayar ve ps2 oyunları hobimdir:)
 
Üye No: 1839
Nerden: Samsun 11 Fen/B
Mesajlar: 37
Konuları:3
Blog Başlıkları:
hepsi ayrı ayrı küçük küçük hikayeler cnsgs

รє๓คzєภ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-01-2008, 11:52 AM   #7
Tecrübeli Üye
 
İzMiRDeLiSi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nerden: T-B-A-L (55-35)
Yaş:16
İş: öğrenci
Hobisi: MüZik (sadece dinlemek)
Fobisi: insanlar
 
Üye No: 293
Nerden: T-B-A-L (55-35)
Mesajlar: 788
Konuları:59
Blog Başlıkları:
saol hepsi de çok güzel ler

İzMiRDeLiSi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-01-2008, 02:35 PM   #8
Çalışkan Üye
 
cNsGs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: CaNsU
Yaş:15
İş: öğrenci
Takım: GALATASARY
Hobisi: voleybol,masa tenisi,futbol:p
Fobisi: fb li ölmek:D:D
 
Üye No: 507
İsim: CaNsU
Mesajlar: 1.086
Konuları:46
Blog Başlıkları:
efft güsel

cNsGs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:11 AM.


Forumumuz vBulletin® 3.8.0 Release Candidate 2 Versiyonuyla Tasarlanmıştır.
Yazılım Hakkı Jelsoft Enterprises'a aittir.2000 - 2009.
ForumOjen.Com 2 Şubat 2007 Tarihinde Açılmıştır.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
ForumOjen.Com Bir Bilgi Paylaşım ve Eğlence Platformudur

- Üye Deyişleri -
     
Page generated in 0,34708 seconds with 17 queries