»Test Dünyası
 »Oyun Salonu
 »Tatlı Sözlük
 »Biyografiler
 »Şarkı Sözü
 »Günlükler

 

Katil Siyonist İsrail'in Filistin'e uyguladığı soykırım için Filistindeki din kardeşlerimiz için birşeyler yapmak istiyoruz..DUA etmek istiyoruz.

Gülşah: her tarafta bomba sesleri..her tarafta gözyaşı döken anneler..annelerini arayan yaralı minicik suçsuz günahsız çocuklar.. evet bu sahneler yanı başımızda oluyor.yanıbaşımıda bir katliam var bir kıyım var.arkalarına global dünyanın patronunu almış şerefsiz insanlar şu an bu katliamı yapıyor.evet sonunda bu canavarlar gazze de.. yaklaşık bir hafta önce başladı bu katliam..camiler okullar sivillerin evleri ve çocuk hastaneleri..her yerde kan kokusu her yerde bomba sesleri o minicik çocuklar arkadaşlarının kardeşlerinin annelerinin feryadları ile uyandılar..daha ne olduğunu anlayamayacak yaştalar onlar kimisi 4 kimisi 6 yaşında..annelerinin kucağında parkta değilller şu anda yada babaları onları ellerinden tutup kaldıramıyor şu anda..korku dolu gözlerle insanlara bakamıyorlar bile saklanıyorlar herkesten herkes onları korkutuyor şimdi....devamı

Türklerin islamiyete geçişi


Dönem Ödevi Katagorisinde ve  Tarih ve İnkılap Tarihi Forumunda Bulunan  Türklerin islamiyete geçişi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Peygamber efendimizin İslamiyeti tebliğiyle birlikte dünyanın ücra köşesinde yaşayan küçük bir kavim, ilahi bir tecelli sonucu yeni ve büyük bir ...


Geri git   .ılılı. ForumOjen .ılılı. > Eğitim - - Öğretim > Eğitim-Öğretim > Dönem Ödevi > Tarih ve İnkılap Tarihi



Uyarılar

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 23-04-2008, 07:38 PM   #1
Kıdemli Üye
 
samwolf722_mm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: SAMET
Nerden: M.T.C.
Yaş:17
İş: bisikletci öğrenci futbolcu bide ne olcanı bimeyen biri
Takım: MCLARENMERCEDES F1 gsgsggsgsgsggs
Hobisi: BİSİKLET SÜRMEKKK ,ARABA SÜRMEK ,MOTOR PROJELERİ CİZMEKK
Fobisi: ARABA SÜRMEK BASKA BİDE SEY HE COK haha HANGİSİNİ SÖLİMMMMM
 
Üye No: 1640
İsim: SAMET
Nerden: M.T.C.
Mesajlar: 1.642
Konuları:119
Blog Başlıkları:
Türklerin islamiyete geçişi

Peygamber efendimizin İslamiyeti tebliğiyle birlikte dünyanın ücra köşesinde yaşayan küçük bir kavim, ilahi bir tecelli sonucu yeni ve büyük bir millet haline geldi. Meçhul, basit bir hayat süren ve hatta aşağılanarak yaşayan insanlar hidayete erince birdenbire tarihin mümtaz kahraman, fatih ve dahileri oldular. Halife hazret-i Ömer, emrindeki bir avuç Müslüman gazisiyle 641’de Suriye ve Mısır kıtalarını fethederek koca Doğu Roma’nın kanatlarını kırdı. 642’de Büyük Sasani İmparatorluğunu yıkarak Ceyhun kenarına ulaştı ve Türklerle temasa geldi. Ancak bu devrede İslamın merkezinde hazret-i Ömer ve yerine geçen hazret-i Osman’ın şehit edilmeleri ve sonraki yıllarda başlayan iç mücadeleler 8. yüzyıl başlarına kadar Türklerle İslamların münasebetlerini bir sınır komşuluğundan ileri götürmedi. Bazı kaynaklarda hazret-i Muaviye döneminde Ubeydullah bin Ziyad’ın Müslüman olan Türkleri Kufe’ye yerleştirdiği bildirilmektedir. Daha sonra Emeviler tarafından İslam İmparatorluğunun bütün doğu bölgelerini içine alan Irak umumi valiliğine Haccac’ın getirilmesi ve bunun da Horasan’a devrin sayılı kumandanlarından Kuteybe bin Müslim’i tayin etmesi (705), savaşları birdenbire alevlendirdi. Müslümanlar kısa zamanda Maveraünnehr’e hakim olduktan sonra Talas’a kadar akınlarda bulundular. Ancak Türgeş Kağanı Şulu Han idaresindeki Türkler 720 yılından itibaren cephelerdeki hakimiyeti ele alarak Emevi ordularını bozguna uğrattı. Böylece Emeviler döneminde Türkler karşısında başlangıçta başarıyla sürdürülen mücadeleler neticede muvaffakiyetsizlikle son buldu. Ancak bu mücadeleler Türklerin İslamiyeti yakından tanımalarına ve tetkik etmelerine zemin hazırladı. Kısa bir süre sonra da Türklerin İslamiyetin bayraktarı olarak dünya sahnesine çıkmasına vesile oldu.

Türklerin hiçbir baskı veya zor durumda kalmaksızın İslamiyeti kabul etmeleri üç ana sebebe dayanmaktadır: Birincisi Türklerin inanç ve yaşayış sistemlerinin İslamiyete çok yakın olması. Tek bir yaratıcıya iman, ahiret ve ruhun ölmezliğine inanma ve yaratıcıya kurban sunma gibi temel inanışlar İslamiyette de vardı. Buna zina, hırsızlık, gasp, adam öldürme, yalancılık ve koğuculuk gibi kötü huylar Türklerde olduğu gibi İslam dininde de şiddetle men ve yasak ediliyordu. Nihayet, İslamiyetteki cihad emri, Türkün alplik ve fütuhat görüşüne uygun düşüyordu. Bu gibi sebeplerle öncelikle Maveraünnehr (Türkistan) bölgesinde yaşayan Göktürkler arasında İslamiyet yayılmaya başladı. Türklerin İslamiyetle şereflenmelerinin ikinci safhası da bu sırada gerçekleşmeye başladı. Daha kuzeyde ve batıda yer alan Müslüman olmayan Türkler bilhassa Türkistan’la ticari faaliyetleri sırasında kendi dillerini konuşan ırkdaşlarının dinine daha çabuk ve kolaylıkla girdiler.

Türkistan Türkleri arasında İslamiyetin bu ilk yayılışıyla diğer Türklerin başka yabancı dinlere girişi hemen hemen aynı devreye rastlar.

Doğuda Uygurlar Mani, kuzeyde Hazarlar Musevi ve batıda Tuna Bulgarları Hıristiyanlık dinine girerlerken Maveraünnehr’deki Türkler arasında da İslamiyet 8. asrın başından itibaren yayılmaya başladı. Bu durumun diğer Türk ülkelerini de tesir ve cazibesi altına almaya başlaması Abbasiler döneminde vuku buldu. Abbasi sultanlarının Türklere karşı fevkalade yakınlık göstermeleri bu faaliyetin daha da süratlenmesine sebep oldu. Halife El-Mansur (754-775) zamanından itibaren Türkler, Arap ordularına asker olarak dahil olmaya başladı. El-Me’mun döneminde (813-833) Türklerden hususi muhafız birlikleri teşkil olunmaya başlandı. Nihayet halife Mu’tasım zamanında (833-842) halifelik ordusunun esasını Türkler meydana getiriyordu. Türk ordusu için Samarra şehrini inşa eden halife, sarayını ve payitahtını da buraya nakletti. Müellifler artık Türklerin, Araplarla aynı millet gibi olduklarını (İslam milleti) ve Bizanslılar gibi müşrikler yanında gayri müslim Oğuzlarla bile harp ettiklerini yazmaktadır. Halife el-Mütevekkil zamanında (847-861) ise Abbasi Devletinin en önde gelen üç şahsiyeti Türktü. Onuncu asrın ilk yarısında emirül-ümeralığa iki Türk kumandanı Beckem ve Tüzün getirilmişti. Türklerin Bağdat’ta idareyi ele almaları üzerine uzak eyaletlerde bulunan Türk valiler, müstakil birer hükümdar gibi hareket etmeye başladılar. İlk Müslüman-Türk devletlerinden bazıları bu suretle kuruldu. Bunlar arasında Mısır’daki Tulunoğulları Devleti (868-905), Ahmed bin Tulun isminde bir Türk kumandanı tarafından kurulmuştur. Ahmed bin Tulun, Dokuz Oğuz Türklerindendi. İbn-i Tulun, Mısır’ı birçok mimari eserle süslemiştir. Tulunlular Devleti, 905’te sona ermiş ve yerine az zaman sonra Tuğaçoğlu Mehmed’in kurduğu Türk İhşidiler Devleti ortaya çıkmıştır. (Bkz. Tulunoğulları, İhşidoğulları)

Ancak bu devletlerde idareci zümrenin Türk olmasına karşılık esas kitle, yani halk tabakası daha çok Mısırlılardan müteşekkildi.

İslamiyetin devlet ve halk olarak Türkler arasında kabulü ilk defa İtil (Volga) Bulgarları arasında gerçekleşti. Batıya giden Tuna Bulgarları toplu olarak Hıristiyanlaşırken İtil boyu ve Kazan havalisinde kalan asıl Büyük Bulgarlar bilhassa Türkistan’la olan ticari münasebetleriyle tanıma fırsatını buldukları İslamiyeti severek kabul ettiler. Bulgar Hanı Almış, 920’de Bağdat halifesine müracaatla İslamiyetin öğretilmesi ve kaleler inşası için kendilerine din ve ihtisas adamı gönderilmesini istedi. Halife Muktedir Billah tarafında gönderilen kalabalık bir elçi heyeti 922 Mayısında Bulgar memleketine geldi. Almış Han ve maiyeti elçilere fevkalade bir hürmet ve kabul gösterdiler. Bu tarihten itibaren Bulgar memleketi Abbasi halifelerine bağlı bir Müslüman yurdu haline geldi. Ülkede Abbasi halifesi ve Bulgar Hanı namına sikkeler basılmakta, taş camiler saraylar, kaleler ve diğer binalar inşa edilmekteydi. Bulgarlar Müslümanlığı kabul ettikten sonra, Türk-İslam medeniyetinin kuzeybatısında en ileri bir ucu olmakla büyük bir değer kazandılar. Bulgar ülkesine gelen Abbasi elçilik heyeti içerisinde yer alan İbn-i Fadlan yazdığı seyahatnamesinde bu ülke insanlarının temiz, doğru, çalışkan ve samimi bir Müslüman olduklarından bahsetmekte ve Bulgar ilinde gecelerin çok kısa olması dolayısıyla Türklerin “sabah namazını” kaçırmamak için bir ay geceleri uyumadıklarından bahsetmektedir. Bu sözler Türklerin İslamiyeti ne derece kuvvetli bir imanla kabul ettiklerini göstermektedir.

samwolf722_mm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-04-2008, 03:43 PM   #2
Ap0
ORj.iN@L
 
Ap0 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ap0 Albümünden Bir Kare
İsim: AbdulRahman
Nerden: SAMSUN MERKEZ
Yaş:18
İş: Dershane Okuyorum...
Takım: Galatasaray
Hobisi: Hayatın tadını çıkarmak için çabalamak...
Fobisi: Hayatın tadını çıkarmak için çabalamamak...
 
Üye No: 326
İsim: AbdulRahman
Nerden: SAMSUN MERKEZ
Mesajlar: 1.488
Konuları:337
Blog Başlıkları: 7
Cevap: Türklerin islamiyete geçişi

paylasımın için tesekkurler ederim ..

Ap0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-12-2008, 07:13 PM   #3
Geçerken Uğradım
 
funny_killer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İsim: Belirtilmemiş
Nerden: Belirtilmemiş
 
Üye No: 8787
İsim: Belirtilmemiş
Nerden: Belirtilmemiş
Mesajlar: 2
Konuları:0
Blog Başlıkları:
Cevap: Türklerin islamiyete geçişi

teşekkür ederim çok yardımcı oldu

funny_killer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
geçişi, islamiyete, türklerin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +3. Şuan Saat: 12:07 PM.


Forumumuz vBulletin® 3.8.0 Release Candidate 2 Versiyonuyla Tasarlanmıştır.
Yazılım Hakkı Jelsoft Enterprises'a aittir.2000 - 2009.
ForumOjen.Com 2 Şubat 2007 Tarihinde Açılmıştır.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
ForumOjen.Com Bir Bilgi Paylaşım ve Eğlence Platformudur

- Üye Deyişleri -
     
Page generated in 0,29878 seconds with 17 queries