daha önce başka bir site için yaptığım istanbul tavsiyeleri ile ilgili yazım geldi ve konuya uygun buldum eklemek istiyorum umarım mahsuru yoktur

belki faydalananlar olur..gerçi vaktim olsa yeni bir tane yazabilsem güzel olurdu ama oraya yazdımı buraya copy liom müsadenizle

değiştirmiyorum aslı bozulmasın
----------------------
vapuruna koşarak yetişip en uç köşeden martılara simit atıp nasıl çığlık atarak havada kaptıklarına şahit olmalı bu şehre geldiğinde,üsküdar sahilinde avare dolaşıp aşkın varsa aşkını yoksada eski aşkını düşünmeli

,kızkulesinin karşısındaki banklarda oturup seyreylemenin tadına varmalı,galata kulesinde semazen gibi dönerek bu muhteşem şehrin her karışını incelemeye ve aklına kazımaya çalışmayı mutlaka denemeli bu şehre gelen kimse...beşiktaştan ortaköye kadar yürüyüp ve ikisinin tam ortasındaki yahya efendi türbesini ziyaret etmeyi ve bunu hazzzını yaşamayı ,ortaköyde kumpire kaşık çalmayı,sinemaya cevahirin ferah salonlarında girmeyi(bugün gittim süperdi film),sarıyere indiğinde sahili boylu boyunca yürüyüp sonrasında ise sarıyer muhallebicisinden tavuk göğsü yemeyi,ramazanda eyüp ve sultanahmetin o güzel manevi havasında iftar etmeyi,eyüpte pier loti kahvesinde ince belli bardakla çay yudumlamayı[hııımm nefis

],hisara çıkıp rüzgara kendini kaptırmayı ve indiğinde ordaki çay bahçelerinde eşsiz manzaraya bakarak çayını yudumlamayı[ mümkünse gene ince belli bardakla

],Sultanahmet cami,ayasofya ve yerebatansarnıcını gezmeyi sultanahmet köftecisinde yenilen köfte ve Marmara cafede içilen kahve ile sonlandırmayıp tranvay yolundan beyazıda kadar eski dükkanlara bakarak yürümeyi,beyazıtta artık çokta eski tadı olmayan sahaflarda biraz tozlu kitap havası solumayı,eminönünde mısır çarşısı ve kapalı çarşıyı turist gibi herbişeye bakarak gezinmeyi,karaköydeki güllüoğlundan(sadece bu şubesi en gerçekçidir)sütlü Nuriye veya fıstıklı baklava almayı hatta almakla kalmayıp yemeyi

,ortaköyde ortadaki camide(ismini çıkaramadım) hayal gibi bir ortamda dua etmeyi[ gerçekten hayal gibi bir iç mimarisi var mutlaka içine girin o küçük caminin],yazın boğaz turuna katılmayı,taksimde sanki pazarmış gibi kalabalık mağazalarda alışveriş yapmayı


[bu kısmı şaka hiçte hoş bişi değil kalabalık dükkanlardan alışveriş],aaaa adalarda faytonla turlamayı sonra bir bisiklet kiralayıp eşsiz doğada gezinmeyi( ooff yaa benim canım adalara gitmek istediiiii)mutlaka denemelisin eğerki bu şehre geldiysen...bu şehri İSTANBULA.....
eklerim aklıma geldikçe
-------------------
demişim

iyide demişim vakti zamanında
